- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 949
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 37
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
Soğuk aylarda kapalı alanlarda kalmak virüsleri birbirimize daha kolay bulaştırmamıza neden oluyor. Uzmanlar virüslerin yol açtığı solunum yolu hastalıklarını influenza (grip), COVID-19 ve soğuk algınlığı olmak üzere üç ana başlıkta topluyor. Sinüzit, faranjit ve bronşitse solunum yollarının belirli bölümlerinin iltihaplanması sonucu oluşuyor. Grip, COVID-19 ve soğuk algınlığı bu iltihaplara da yol açabilen sistemik viral hastalıklar. Zatürreye de virüsler neden olabiliyor ama ağır seyreden vakaların çoğu bakteriyel. Tabii bir de mide ve bağırsaklarımızı etkileyen rotavirüs ve norovirüs gibi virüsler var. Acıbadem Ataşehir Hastanesi, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin ve Memorial Göztepe Hastanesi, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Doç. Dr. Aziz A. Hamidi bizi perişan eden virüsleri anlattı.
İNFLUENZA
‘Dünyayı etkisi altına aldı’
Nasıl bir hastalık: Virüsün adı influenza, hastalığın adı grip. İnfluenza A ve influenza B olmak üzere iki türü var. Dünya çapında büyük salgınlara ve pandemilere neden olan influenza A. İnfluenza B ise daha küçük çaplı salgınlara yol açıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu an Avrupa’yı ve dünyayı etkisi altına alan, tespit edilen vakaların yüzde 90’ını oluşturan tür; influenza A’nın bir alt tipi olan H3N2. Ülkemizde de bu aylarda virüs etkeni tespit edilen 10 kişiden 9’unda influenza görülüyor. Ancak hastaneye yatış oranları endişeye neden olacak seviyelerde değil. Grip, bağışıklığı baskılanmış kişilerde ağır seyrediyor.
Belirtileri neler: Gripte 39 dereceyi bulan yüksek ateş oluyor. Nezleyle arasındaki en belirgin fark bu. Ateş yükseliyorsa kişi ya griptir ya da COVID-19. Soğuk algınlığında boğaz ağrısı, boğazda kaşıntı, ses kısıklığı, hafif vücut ağrıları, burun akıntısı ve tıkanıklığı görülüyor. Tüm bu belirtilere yüksek ateş, şiddetli kas ağrısı, halsizlik ve eklem ağrıları eklenirse grip diyebiliriz. ‘Paçavra hastalığı’ olarak bilinmesinin nedeni de bu.
Ne yapmalı: 65 yaş üstü kişiler, organ nakli ve onkoloji hastaları gibi bağışıklığı baskılanmış gruplara farklı yaklaşılıyor. Bunun dışındaki kişilere semptomatik tedavi uygulanıyor. Ateş için parasetamol, boğaz ağrısı için gargara, burun tıkanıklığı için dekonjestan ilaçlar (burun spreyleri) öneriyoruz. En önemlisi istirahat. Bol su ve sulu gıdalar içilmeli. Çorbanın her türlüsü iyi geliyor. C vitamini veya çinkonun influenza üzerindeki etkinliği kanıtlanmadı. Virüslere karşı antibiyotik de kullanılmaz. Ancak takip sırasında kişide bir bakteriyel enfeksiyon oluşursa (nefes darlığı, ateşin düşmemesi, balgam gibi) o zaman antibiyotik verilebilir. Ayrıca kasım-aralık aylarında grip aşısı yaptırılabilir. (Doç. Dr. Aziz A. Hamidi)
COVID-19
‘Yeni varyantlarda boğaz ağrısı ön planda’
Nasıl bir hastalık: Türkiye’de uzun süredir COVID-19 testleri yapılmadığı için yerel varyantları tam olarak bilmiyoruz. Ancak Amerika Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Omikronun yavruları diyebileceğimiz varyantlar var. Dominant olarak XFG (Stratus diye biliniyor) ve Nimbus (NB.1.8.1) varyantı yaygın. COVID-19 mevsim dinlemiyor, temmuz ayında bile pik yapabiliyor.
Belirtileri neler: Belirtiler influenzaya çok benziyor ama yeni varyantlarda şiddetli boğaz ağrısı ve burun akıntısı ön planda. Her ikisinde de ateş, baş ağrısı ve kas ağrısı olduğu için test yapmadan ayırt etmek zor. COVID-19’da ishal de görülebiliyor. Genel kural olarak iki cambaz aynı ipte oynamıyor. Yani iki güçlü virüsün aynı anda kişiyi enfekte etmesi çok nadir, genellikle biri dominant hale geliyor. Şu an bizim hastanemizde influenza A (grip) çok daha baskın durumda. COVID-19’a bu sıralar pek rastlamıyoruz.
Ne yapmalı: İnfluenzada ilacımız var ama Türkiye’de doğrudan COVID-19’a yönelik etkili bir antiviral ilaç yok, hiç gelmedi. Bu yüzden tedaviyi nezle gibi semptomatik olarak, yani ateş düşürücü ve kas gevşeticilerle yönetiyoruz. Vitamin desteği yaşlı ve beslenmesi kötü olanlara verilebilir. Yüksek dozda B12, D ve C vitamini kullanmanın bir anlamı yok. Efervesan tabletler alınabilir. Böylece bahaneyle insanlar su da içiyor. Kekik, nane-limon, ıhlamur gibi bitki çayları içilebilir. Nefes açıcı pastiller veya mentollü ürünler hastayı rahatlatıyorsa aşırıya kaçmamak kaydıyla tercih edilebilir.
(Prof. Dr. Süda Tekin)
SOĞUK ALGINLIĞI (NEZLE)
‘Sana bulaşmaz demek yanlış’
Nasıl bir hastalık: Respiratuar sinsityal (RSV), rinovirüs, human metapneumovirus (HMPV), adenovirüs ve COVID-19 dışında kalan insan koronavirüsleri soğuk algınlığına sebep olan en yaygın virüslerdir. HMPV diğerlerine göre alt solunum yolunu biraz daha fazla etkileyebiliyor. Yani COVID-19 gibi akciğer enfeksiyonu yapabiliyor. Kışın kapalı ortamlarda daha fazla kalmak virüslerin insandan insana bulaşmasını kolaylaştırıyor. Soğuk algınlığının üşütmekle doğrudan ilgisi yok. Yanınızda virüs taşıyan biri yoksa sadece soğukta kalmakla hasta olmazsınız. Bu yüzden “Soğuk vurdu, böyle oldu. Sana bulaşmaz” demek çok yanlış.
Belirtileri neler: Soğuk algınlığı virüsleri grip gibi anlaşılabilir belirtiler vermez. Yüksek ateş yapmaz, yatak döşek yatırmaz. Boğaz ağrısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve hapşırma gibi belirtilerle seyreder.
Ne yapmalı: Tüm nezle virüslerinin tedavisi benzer. Parasetamol, ateş düşürücü, ağrı kesici, soğuk algınlığı ilaçları kullanılabilir. Bol sıvı almak gerekir. Adaçayı, nane, ıhlamur gibi sıcak çaylar içilebilir. İşin püf noktasıysa istirahat. Viral olduğu için antibiyotik kullanılmaz. Soğuk algınlığında yaygın görülen RSV’nin aşısı var ve ömür boyu etkili. Özellikle 65 yaş üstü yaptırabilir.
(Doç. Dr. Aziz A. Hamidi)
ROTA VİRÜSÜ VE NOROVİRÜS
Mide ve bağırsakları etkiliyorlar
Nasıl bir hastalık: Gastrointestinal sistemi etkileyen iki başat virüstür. Rota virüsü genellikle sonbahar ve kış aylarında çocuklarda ve yenidoğanlarda görülür. Norovirüs daha çok su ve gıda kaynaklıdır. Az klorlu sulardaki virüsün gıdalara bulaşmasıyla yayılır. Genellikle ilkbahar ve yaz aylarında her yaşta kişide olabilir.
Belirtileri: En belirgin belirtisi kan ve mukus içermeyen sulu ishaldir. Her iki virüs de ciddi ishal ve kusma yapar. Rota virüsü ateşe neden olur ancak norovirüste çok fazla ateşe rastlanmaz. Gıda zehirlenmesine çok benzer belirtiler verirler.
Ne yapmalı: Rota virüsü ve norovirüsün etkili bir antiviral tedavisi yok; antibiyotiğe zaten gerek yok. Her ikisinde de esas olan su kaybını önlemektir. Elektrolit dengesizliğini düzeltmek için serum takılır. Özellikle bebeklerde rota virüsü için hastaneden destek almak gerekir. Rota virüsünün aşısı var, bebeklere yapılabilir. Virüs temasla yetişkinlere de bulaşabilir. Yoğun antibiyotik kullanımı veya ağır ishal durumlarında tedaviyi desteklemek amacıyla probiyotik önerilebilir. Ayrıca hastaya ishal diyeti verilir. Patates haşlaması, yoğurt, muz, elma gibi gıdalar yenebilir. Makarna haşlayıp üzerine yoğurt da dökülebilir. Aşırı yağlı, acılı, baharatlı, asitli gıdalardan ve alkolden uzak durmak gerekir. (Prof. Dr. Süda Tekin)
Hürriyet
The post Virüsünüzü söyleyin,, mücadele yöntemini anlatalım first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

