- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 20,886
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 38
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
Türkiye’de yeni okul müdürü olmuş öğretmenlerle yapılan bir akademik araştırma, yöneticiliğin ilk yıllarının çok zorlayıcı olduğunu ortaya koydu. İngiltere merkezli Management in Education dergisinde de yayımlanan çalışma, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Er ve doktora öğrencisi Seda Eskiciöz tarafından yürütüldü. Ankara’nın merkez ilçelerinde görev yapan ve daha önce yöneticilik deneyimi bulunmayan 13 okul yöneticisiyle yüz yüze gerçekleştirilen çalışmada, çiçeği burnunda okul müdürlerinin yaşadığı zorluklar aktarıldı.
Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Er
MESLEKİ DAYANIKLILIK SINANIYOR
Yeni müdürlerin önemli bir bölümü ilk aylarda okul kültürüne ait yazılı olmayan kuralları anlamakta ve bu kurallar karşısında nasıl bir tutum alacağı konusunda zorluk yaşıyor. Görev tanımı ve sınırlarının net olarak çizilmemiş olması da bu zorluğu artırıyor. Diğer yandan yeni müdürlerin büyük bir bölümü bürokratik süreçler nedeniyle rol belirsizliği yaşıyor ve iş yükünün artmasından yakınıyor. Katılımcılar, resmî olarak yetkili olsalar da okul içindeki dengeleri kurmanın ve deneyimli öğretmenlerle güven ilişkisi oluşturmanın zaman aldığını belirtiyor. Araştırmanın sonucuna göre ilk yıl mesleki dayanıklılığının sınandığı bir dönem olarak öne çıkıyor.
SİSTEMİN ÇARESİZ AKTÖRLERİ
Ayrıca çalışmada yeni müdürler kendilerini “sistemin en çaresiz aktörleri” olarak da tanımlıyor. Yüksek sorumluluk düzeyine rağmen özlük hakları ve güvenceler konusunda sınırlı düzenlemelere sahip olduklarını belirten müdürler, karar süreçlerinde inisiyatif alanlarının dar olduğunu ifade ediyor. Katılımcıların bir kısmı, hem öğretmenlere hem velilere hem de ilçe yönetimine karşı aynı anda hesap vermek durumunda kaldıklarını ancak yeterli destek görmediklerini dile getiriyor.
NE ÖĞRETMEN NE YÖNETİCİ
Araştırmacılardan Doç. Dr. Emre Er, bulguların okul yöneticiliğinin profesyonel olarak yeterince yapılandırılmadığını belirterek, “Yeni müdürler yönlendirme desteği göremiyor. İlk 3-6 ayda ciddi bir yalnızlık yaşıyorlar. Tükenme belirtileri ortaya çıkıyor, hatta bazıları varoluşsal bir krizden söz ediyor. Sistem içinde okul müdürleri çoğu zaman “ne tam öğretmen ne de tam yönetici” konumuna sahip olabiliyor. Var olmak da zor, bırakmak da. Hem öğretmenlere hem velilere hem de üst yönetime karşı sorumlular ama karar ve destek mekanizmaları aynı ölçüde güçlü değil” dedi.
Seda Eskiciöz
BÜROKRASİ PEDAGOJİK LİDERLİĞİ GEÇTİ
Görüşmeleri yaklaşık bir buçuk yıl önce yaptıklarını belirten eğitimci ve YTÜ doktora öğrencisi Seda Eskiciöz ise araştırmayı şöyle anlattı:
“Müdürlerle birebir görüştük. Katılımcıların bir kısmı ‘İlk kez birileri bize ne yaşadığımızı sordu’ dedi. Yapılan derinlemesine görüşmelerden birebir cümlelerini aktararak yazdık. Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de merkezi yapı ve bürokratik süreçler oldu. Müdürler, yoğun evrak, yazışma, mevzuat takibi ve onay mekanizmalarının pedagojik liderlik rollerini geri plana ittiğini aktardı. Okul bütçesi ve kaynak kullanımı konusunda sınırlı hareket alanı bulunduğunu ifade eden katılımcılar, yenilikçi uygulamaların çoğu zaman üst makamların onayına bağlı olduğunu söyledi.”
MÜDÜRLER NE DEDİ?
Çalışmada kendilerini daha rahat ifade edebilmeleri için müdürlerin gerçek isimleri yerine edebiyat ve mitoloji dünyasından takma isimler kullanıldı. Araştırmaya katılan müdürler kendilerini şu cümlelerle ifade etti:
*Gregor: ‘Burada işler böyle yürümez diyorlardı ama kimse ‘burada’nın ne anlama geldiğini anlatmıyordu. Yazılı olmayan çok fazla kural vardı.
* Victor: Unvan vardı ama yol haritası yoktu. Gerçek etki alanımın nerede başladığını bilmiyordum.
* Atlas: Sanki oyun ortasında sahneye çıkmış gibiydim. Herkes rolünü biliyordu, bir tek ben bilmiyordum.
* Jane: Uzlaşmaya çalıştığımda zayıf göründüm, kararlı davrandığımda ise dinlememekle suçlandım. Sürekli ince bir çizgide yürüyordum.
* Watson: Sınıflarda olacağımı hayal ediyordum ama kendimi tam zamanlı bir mevzuat ve evrak takipçisi olarak buldum.
* Sisyphos: Her gün kayayı tepeye yuvarlamak gibiydi. Tam rahatlayacağım derken yeni bir yazı geliyor yani kaya geri yuvarlanıyordu.
* Ishmael: Bu kadar yalnız olacağımı beklemiyordum. Öğretmenlere dert yanamıyorsunuz, üstlerinize de zayıf görünmek istemiyorsunuz.
* Raskolnikov: Her karar zihnimde bir mahkemeye dönüşüyordu. Yönetmeliğe uysam içim rahat etmiyor, vicdanımı dinlesem risk alıyordum.
Hürriyet
The post Okul müdürlerinin ilk yılı zor geçiyor first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

