reklam
reklam
reklam
reklam

Haldun Dormen- Tiyatromuzda bir efsane

hepsigundem

Administrator
Yönetici
10
Katılım
7 Ocak 2026
Mesajlar
8,552
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
37
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.hepsigundem.com
haldun-dormen-tiyatromuzda-bir-efsane-0-UWkO8wFk.jpg



Haldun Dormen’i yitirdik. Ağır bakımdan sağlıklı olarak çıkmasını bekliyorduk umutla. Olmadı. 97 yaşındaydı. Belirli etmese de ömür yorgunuydu. Zira 90’ından sonra bile sahneleri terk etmemişti. Geçen mayıs ayında İzmir’de Sahne Tozu Tiyatrosu’nda düzenlenen, isim babası olduğu, üçüncü Bedia Muvahhit Tiyatro Mükafatları merasiminde de varlığıyla tiyatro insanlarını sımsıcak kucaklıyordu. Merdiven inip çıkarken karşılaştığım hareket zorluğu nedeniyle beni çok onurlandıran Bedia Muvahhit Yürek Ödülü’nü almaya gidememiştim. Halbuki Haldun Dormen pürüzlere aldırış etmeyen bir tiyatro cengâveri olarak vazifeye koşmuştu.

Haldun Dormen tanıdığım en “doğal” sanatçılardandı. “Olduğu gibi” bir insandı. “Beyefendi” kimliğini yıllar boyunca aksatmadan taşıdı. Neredeyse hiç orta vermeden sürdürdüğü profesyonel sanat ömrünü 75’inci yılına ulaştırırken bile 40’lı yaşlarındaki doğal ve şık duruşundan ödün vermedi. Yaptığı işlere daima hevesle ve coşkuyla sarıldı.

Sanatla bütünleşen ömür çizgisini uzun bir seyahat sürecinde belirlemişti. Küçük bir çocukken dadısıyla gittiği Hollywood müzikallerine duyduğu hayranlıktan Tepebaşı Dram Tiyatrosu’nda izlediği “Othello”da Cahide Sonku ve Talat Artemel üzere devlerin yorumlarına, Galatasaray Lisesi ve Robert Kolej’deki tecrübelerinden sonra, Yale’de şuurlu bir seçimle “yönetmenlik” eğitimi görmesine, 1953’te İstanbul’a dönüp Muhsin Ertuğrul ile çalışmasına, Cep Tiyatrosu’nu kurmasına ve 1957’de Küçük Sahne’de Dormen Tiyatrosu serüveninin başlayışına dek uzanıp bugüne ulaşan bir süreçtir bu. Gülriz Sururi’ye parlak müzikal çıkışını sağlayan -Türk sahnelerindeki birinci Batılı müzikal- “Sokak Kızı İrma”dan (1961) başlayıp Dormen Tiyatrosu’nun 1972’deki birinci kapanışından sonra, 1980’lerde –Egemen Bostancı üretimi olaraksahneye çıkarılan Haldun Dormen-Melih Kibar imzalı, Nevra Serezli ve Erol Evgin’in başını çektiği “Hisseli Mükemmeller Kumpanyası” müzikalinin başarısıyla, 1984’te İBBŞT’de sahnelediği -30 yıl aralıksız oynanmış- Ekrem/Cemal Reşit Rey kardeşlerin başyapıtı “Lüküs Hayat” imaliyle, 1984-2001 ortasındaki ikinci Dormen Tiyatrosu devriyle süren seyahatte yazar/uyarlamacı/yönetmen olarak Haldun Dormen imzasını taşıyan onlarca müzikli oyun yer alıyor. Dormen’in ortaya koyduğu sevgi dolu emekle “nahif” bir dokuya büründürdüğü oyunlar bunlar. “İçindeki çocuğu” yitirmemiş bir sanatkarın, sahnedeki görsel-işitsel parıltı içinden size yolladığı “sıcak gülümseyiş” deyin isterseniz.

Genelde ise süratli tempolu, kıvrak sahne olaylarının -genellikle bulvar komedilerinin- biricik direktörüdür Haldun Dormen. Rejisinin temel özelliği bir çeşit “uçuculuk”tur. Hedef, sahnede gösterilip tüketilmiş olan teknikleri/trükleri yineleyip kanırtmaktansa oyunun bir sonraki evresine -incelikle paslaşarak- ilmek atmaktır. Bunun için harikulade bir güç ve sahne trafiği algısı gerekmektedir. Haldun Dormen bu işin ustasıdır. Hiç yorulmuyormuş üzere oynar. Grubunu tam da bu doğrultuda yönlendirir.

1998 yılında “devlet sanatçısı” unvanı alan sanatçı, diğerlerine doruktan bakmak üzere bir tavra yabancı olduğundan, işini içinden geldiği üzere sürdürdü. Oyun yazma, yönetme, sahneye çıkma, konservatuvar hocalığı yanında, kitap müellifi olarak da üretkendi: “Sürç-ü Lisan Ettikse”, “Antrakt” ve “İkinci Perde”de anılarını anlatıyordu. “Olmak ya da Olmak”ta ise tiyatro öğrencilerine seslenmekteydi.

Dormen, Altın Portakal kazanan “Bozuk Düzen” ve “Güzel Bir Gün İçin” sinemalarını yönetti. 1975’te TRT için çektiği, tiyatrocuları mevzu alan “Unutulanlar” dizisinde ise pek çok pahalı oyuncu yanında Afife Jale’yi de ekrana getiriyordu. 1997’de başlatılan Afife Tiyatro Ödülleri’nin “motor”u da Haldun Bey’di. Afife Jale’yi her yıl anmaktan memnunluk duydu. Yazdığı ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelediği “Kantocu” müzikali de onun tiyatromuza katkılarından ötürü Ermeni sanatkarlara ve bayana toplumdaki saygın yerini tanıyan Cumhuriyet rejimine teşekkürüdür.

Dormen’in televizyon için yaptığı en parlak işlerin başında ise hiç kuşkusuz 1986-1993 yılları ortasında Kemal Uzun’la birlikte kotardığı “Kamera Arkası” başlıklı sinema programı gelmektedir.

Haldun Dormen gönlünce yaşadı, gönlünce üretti. Yaptığı her işe, tipine nazaran, yüksek nitelik kazandırdı. Tiyatro sanatımızda yeri doldurulmayacak bir “efsane”dir.

Huzur içinde uyusun.



Cumhuriyet

The post Haldun Dormen- Tiyatromuzda bir efsane first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".

Okumaya devam et...
 
reklam
reklam
reklam
reklam
Geri
Üst