reklam
reklam
reklam
reklam

Geçersiz…

hepsigundem

Administrator
Yönetici
10
Katılım
7 Ocak 2026
Mesajlar
7,978
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
37
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.hepsigundem.com
gecersiz-0-lP8kRH2R.jpg



Türkiye Cumhuriyeti bir “hukuk devleti” midir?

Öyle diyorlar.

Öyleyse, birtakım kurallara ve prensiplere uymak zorundayız. Bu kural ve prensipler gözardı edilirse hukuk devleti de o ünlü deyişle “tagyir, tebdil ve ilga” edilmiş olur.

Hukuk devletinde en üst seviyedeki kurallar anayasa ile belirlenir. Anayasayı yasalar, maddeleri tüzükler, tüzükleri de yönetmelikler izler.

Yönetmelik tüzüğe, tüzük yasaya, yasa da anayasa karşıt olamaz.

Bu kurallar alakasına hukukta “normlar hiyerarşisi” denir.

Olağan devirlerde anayasa ve yasalar, yasama organınca oluşturulurlar. Tüzük ve yönetmelikleri de yönetim çıkarır. Buna “idarenin düzenleme yetkisi” ismi verilir.

Sözü türban konusuna getirmek istiyorum.

YÖK, Öğrenci Disiplin Yönetmeliği çıkarır, değiştirir, kaldırır.

Bu, YÖK’ün düzenleme yetkisi içindedir. Bu yetki sınırsız değildir. YÖK, bu yetkisini anayasaya uygun olarak kullanmak zorundadır. Kız öğrencilerin fakülte ve yüksek okullara başlarını örterek gelmelerini düzenleyen yasa Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş; bu iptal kararı da Resmi Gazete’de 5 Temmuz 1989 günü yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu karar bağlayıcıdır.

Anayasanın 153’üncü hususunun son fıkrasını YÖK Padişahı Prof. Dr. Doğramacı ile birlikte okuyalım:

– Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de çabucak yayınlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, yönetim makamlarını, gerçek ve hukuksal bireyleri bağlar…

Görülüyor ki bu hususta “Anayasa Mahkemesi kararIarı Doğramacı dışında herkesi bağlar” ya da “YÖK bu kararın dışındadır” diye farklı kural da yoktur.

Anayasa Mahkemesi kararına da kısaca göz atalım:

– Türk ihtilal temeline oturan ve bu yapıda laiklik prensibine özel bir kıymet ve üstünlük tanıyan anayasa, özgürlüklere karşı laiklik unsurunu ihtimamla muhafazayı amaçlamış ve bu unsurun özgürlüklere kıydırılmasına imkan tanımamıştır. 174. hususta korunan laiklik prensibiyle bu unsur kapsamındaki ihtilal maddelerinin maksat, erek ve içeriklerinin öngördüğü nitelikleri gözardı ederek dinî inanç gereğine dayalı bir düzenleme getiren dava konusu kural anayasanın 174. unsuruna de terstir.

Anayasanın 174. hususu de ihtilal maddelerinin anayasaya alışılmamış kurallar olarak yorumlanıp anlaşılamayacağını da söylüyor.

Anayasa Mahkemesi kararları, yasama ve yürütme organlarını bağlıyor; bağladığı içindir ki birebir yasa bir kere daha çıkarılamıyor.

Peki, yasama ve yürütme organlarını böylesine bağlayan Anayasa Mahkemesi kararları yönetim makamlarını, gerçek ve hukuksal şahısları de bağlamaz mı?

Bağlamaz olur mu hiç? Kuşkusuz bağlar.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararından sonra YÖK’ün disiplin yönetmeliğindeki başörtü yasağını kaldırmaya yetkisi kalmamıştır. Bu yetki, Anayasa Mahkemesi kararının özü ve kelamına muhalif olarak kullanılamaz.

Bu yetki, Anayasa Mahkemesi kararı ile kaldırılmıştır.

YÖK’ün yaptığı disiplin yönetmeliği değişikliği, “yetki, bahis, sebep ve maksat’’ öğeleri açısından sakattır. Hasebiyle bu yönetmelik değişikliği geçersizdir.

Buna da karar verecek olan idari yargıdır.

YÖK, son kararı ile üniversiteleri yeni bir düzensizlik içine itmiştir. YÖK, üniversiteleri bir kaos içine itmekle yetinmemiş, bu husustaki sorumluluğu dekan ve rektörlere yükleyip, ortadan çekilmiştir.

YÖK, hem Bezm-i Âlem Üniversitesi hem türban konusunda birbiri ile çelişik ve tutarsız kararlar almıştır.

YÖK’ün Atatürkçülük ve laiklik hususlarındaki unsurları, demek ki kalıcı değildir; bu prensipler, cumhurbaşkanından cumhurbaşkanına, hükümetten hükümete ve dönemden devire değişen niteliktedir.

Türban konusunu çıkmaza sokan da işte bu “mevsimlik Atatürkçülük” anlayışıdır.

10 Ocak 1990



Cumhuriyet

The post Geçersiz… first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".

Okumaya devam et...
 
reklam
reklam
reklam
reklam
Geri
Üst