- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 12,482
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 37
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
İnsan kaynaklı küresel ısınma, Atlantik Meridyen Devinim Dolaşımı’nı (Atlantic Meridional Overturning Circulation / AMOC) ciddi biçimde zayıflatıyor hatta tamamen durdurabilir. Kötü olan ise bu durum adım adım yaklaşıyor.
Böyle bir kırılma yaşanması halinde gezegenin büyük kısmı ısınmaya devam edecek ve Kuzey Avrupa başta olmak üzere Avrupa’nın büyük bölümü keskin bir soğuma sürecine girecek.
OMAC TAM OLARAK NEDİR?
AMOC, tropik bölgelerden sıcak suyu Kuzey Atlantik’e taşıyan ve iklimi düzenleyen bir ‘doğal taşıma bandı’ görevi görüyor. Ancak bilim insanlarına göre, bu taşıma bandı artık kritik bir kırılma noktasına doğru ilerliyor.
Yeni yapılan kapsamlı simülasyonlar, eğer sera gazı emisyonları bugünkü seviyelerinde kalırsa, bu hayati sistemin geleceği sanıldığından çok daha büyük bir tehlike altında.
Bu da akıllara şu soruyu getiriyor: İnsanlık bu çöküşten nasıl etkilenecek?
TÜRKİYE İÇİN ÖZEL UYARILAR
Küresel ölçekte yaşanacak bir AMOC çöküşü, Türkiye’yi doğrudan etkilemese bile, dolaylı etkileri oldukça yıkıcı olabilir. Konuyu İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir’e danıştığımda bu konuda ciddi uyarılarda bulundu.
Dr. Güven Özdemir, artan enerji ihtiyacının fosil yakıt kullanımıyla karşılanmasının dünya genelinde atmosfer sıcaklıklarının hızla yükselmesine yol açtığını belirtti. Dr. Özdemir, “Bu durum, doğal afetlerin sayısının ve şiddetinin artmasına, geniş alanlarda olumsuz hava koşullarının görülmesine neden oluyor. İklim krizinin en önemli sebeplerinden biri de budur” dedi.
Ayrıca uzman isim, iklim değişikliğinin etkilerini de gözler önüne serdi: “Buzulların erimesi, Arktik deniz buzunun azalması ve tatlı su kaynaklarının okyanus suyuna karışması gibi gelişmeler yaşanıyor. Bu durum, okyanusların tuzluluk oranını ve yoğunluğunu değiştirerek Körfez akıntısının hız ve yönünde farklılıklara yol açtı. Tüm bu değişimler, daha ağır iklim olayları ve felaketlerin ortaya çıkma riskini artırıyor. Ayrıca, küresel ölçekte yerkürenin hava dengesinde de ciddi değişimlere sebep olabilir.”
İstanbul Aydın Üniversitesi Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir
PEKİ, BÖYLE BİR DURUMDA TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN İKLİM SENARYOLARI NELER?
Dr. Güven Özdemir’in değerlendirmelerine göre, AMOC sisteminin çöküşü Türkiye’de, şu problemlere neden olacak:
1-
Biyolojik çeşitliliğimiz azalacak.
2- Sera gazları, özellikle karbondioksit emisyonları artış gösterecek.
3- Tarım ve hayvancılık sektörünün her türlü üretiminde inanılmaz olumsuz etkisi söz konusu olacak.
4- Aşırı sıcaklık dalgaları ve ani yağış rejimleri gibi uç hava olayları artacak.
5- Gıda fiyatlarının yükselecek ve gıda güvenliği sorunları yaşanacak.
Ayrıca, deniz seviyesinin küresel ölçekte yükselmesi, Türkiye kıyılarını da tehdit edecek. Özellikle Karadeniz ve Akdeniz’de kıyı bölgelerinde yer alan tarım ve turizm merkezleri, bu değişimlerden olumsuz etkilenebilir.
O ÜLKE İÇİN TEHLİKE DAHA BÜYÜK!
Eğer bu model çökerse en büyük yarayı ise İzlanda’nın alacağı öngörülüyor. İklim modellemelerine göre İzlanda’da kış sıcaklıkları -45 dereceye kadar düşebilir.
Ülke geniş çaplı deniz buzlarıyla kaplanabilir. İzlanda Meteoroloji Dairesi Genel Müdürü Hildigunnur Thorsteinsson durumu şu sözlerle özetliyor: “O noktada ülke dev bir buzul haline gelir.”
Peki, İzlanda bu senaryoya karşı hangi önlemleri almayı planlıyor? Çünkü ülkenin yaşadığı ya da yaşayacağı değişimler yalnızca İzlanda’yı değil, tüm Avrupa’yı yakından ilgilendiriyor.
Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar ve alınacak önlemler, bölgenin iklim güvenliği açısından belirleyici olacak. Şimdi, İzlanda’daki durumun perde arkasına bir göz atalım…
ULUSAL GÜVENLİK TEHDİDİ İLAN EDİLDİ
Uzun süre bilim kurgu gibi görülen bu senaryo artık İzlanda’da resmî düzeyde tartışılıyor. Ekim ayında hükümet, AMOC çöküşünü ulusal güvenlik riski olarak sınıflandırdı.
Bu karar, iklim değişikliğinin doğrusal ilerlemeyebileceği ve ani, sistemik kırılmalar yaratabileceği yönündeki anlayışın güçlenmesiyle alındı. Yetkililere göre mesele artık yalnızca çevresel değil; doğrudan ulusal hayatta kalma sorunu ve etkileri küresel…
2024 yılında Reykjavik’te gençler tarafından sahnelenen ve ulusal çapta yayınlanan bir yetenek yarışması performansı da bu korkuyu yansıttı. Gösteri, gelecekteki İzlandalıları titreyen iklim mültecileri olarak tasvir eden çarpıcı bir sahneyle sona erdi.
İzlanda İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Johann Pall Johannsson, “En kötü senaryo gerçekleşirse burada yaşamak dayanılmaz hale gelebilir” ifadelerini kullandı.
ÇÖKÜŞ NASIL TETİKLENEBİLİR?
Bilim insanlarına göre sistemi bozabilecek başlıca faktörler şunlar:
1- Grönland başta olmak üzere buzulların yoğun erimesi
2- Kuzey Atlantik’e tatlı su akışının artması
3- Atmosferin aşırı ısınması ve deniz-hava sıcaklık farkının azalması
Bu gelişmeler sıcak-soğuk ve tuzlu-tatlı su dengesini bozarak dolaşımı zayıflatabilir. Beş yıl önce BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), AMOC’un 2100’e kadar zayıflamasının muhtemel olduğunu ancak tamamen çökmesinin “çok düşük olasılık” olduğunu açıklamıştı.
Ancak son çalışmalar tabloyu çok değiştirdi. Ağustos ayında yayımlanan bir araştırma, yüksek emisyon senaryolarında incelenen dokuz iklim modelinin tamamında AMOC’un zayıfladığını ve sonunda durduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılsa bile çöküş ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Potsdam İklim Etki Araştırma Enstitüsü’nden okyanus bilimci Stefan Rahmstorf Washington Post’a “Korkutucu. Bunun düşük olasılıklı olduğunu varsaymak yanlıştı” ifadelerini kullandı.
2024 yılında 43 bilim insanının imzaladığı açık mektup, İskandinav hükümetlerini “büyük ölçüde hafife alınmış” bir risk konusunda uyardı. Rahmstorf ayrıca AMOC’un “önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde” geri dönüşü olmayan bir eşiğe ulaşabileceğini dile getirdi.
Meteoroloji Ofisi’nden Halldor Björnsson ise şu uyarıyı yapıyor: “AMOC örneğinde, çökmeye başladığını bildiğiniz anda muhtemelen çok geçtir. Bilimsel kesinliği beklememelisiniz.”
JEOMÜHENDİSLİK TARTIŞMASI: ATMOSFERE MÜDAHALE Mİ?
İzlanda, ilk adım olarak diğer ülkeleri sera gazı emisyonlarını azaltmaya çağırıyor. Ancak küresel ölçekte fosil yakıtlardan vazgeçiş yavaş ilerliyor. Bu nedenle bazı uzmanlar jeomühendisliği gündeme taşıyor.
Reykjavik Enstitüsü Genel Müdürü Pall Gunnarsson, İzlanda ve İskandinav ülkelerinin atmosferde aerosol salınımı gibi yöntemleri test edecek küresel girişimlere öncülük etmesi gerektiğini savundu.
Hükümet bu fikri resmi olarak desteklemiyor. Ancak İklim Bakanlığı, “riskler arttıkça, bir zamanlar düşünülemez olan seçenekler daha fazla tartışılacaktır” açıklamasını yaptı.
NASA KESİNTİLERİ ARAŞTIRMALARI ETKİLİYOR
İzlanda küçük bir ülke ve süper bilgisayar gerektiren pahalı iklim simülasyonlarını kendi başına yürütme kapasitesi sınırlı. Bu nedenle ABD’deki NASA Goddard Uzay Çalışmaları Enstitüsü gibi kurumlara dayanıyor.
Ancak Trump yönetimi döneminde Goddard’ın özellikle iklim programlarında ciddi bütçe ve personel kesintilerine gidildi.
İzlandalı bilim insanı Björnsson, “Tam olarak ihtiyacımız olan çalışmaları yapıyorlardı” dedi.
2023’te AMOC’un kırılganlığına ilişkin “en gerçekçi” değerlendirmelerden birini yapan araştırmacı Anastasia Romanou, laboratuvarın Manhattan’daki kira sözleşmesinin iptal edildiğini, ekiplerin kafelerden çalıştığını ve verimliliğin yarı yarıya düştüğünü söyledi.
Romanou, “Uzun vadeli olaylara bakmamamız gerektiğini düşünüyorlar” dedi.
Öte yandan Stratejik İklim Riskleri Girişimi Başkanı Laurie Laybourn’un sözleri tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor: “Büyük nüfuslu ülkelerin alıştıkları iklim rejiminden uzaklaşmasıyla tetiklenen küresel bir kargaşadan söz ediyoruz. Bu, ciddi ve kalıcı bir küresel istikrarsızlık yaratır.”
Washington Post’un “Why this country declared an ocean current collapse a national security risk” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.
Hürriyet
The post Bilim insanları alarm verdi: Tehlike kapımızda, ‘iklim taşıyıcısı’ çöküyor! ‘Bu çok korkutucu, küresel bir kargaşa yaşanacak’ first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

