- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 17,158
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 37
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
Amiral Brad Cooper, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların koordinasyonunu sağlayan en üst düzey komutan olarak görev yapıyor. 30 yılı aşkın askeri deneyime sahip olan Cooper, yalnızca savaş alanındaki operasyonları yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda Washington’daki siyasi karar vericiler, bölgedeki müttefik ülkeler ve askeri liderler arasında kritik bir köprü görevi üstleniyor.
Ancak Cooper’ın bu noktaya gelişi ani bir yükselişten ibaret değil! Kariyeri boyunca deniz operasyonlarından diplomatik temaslara, Kongre ile ilişkilerden İsrail ile yürütülen askeri koordinasyona kadar uzanan geniş bir deneyim yelpazesi, bugün yürüttüğü görevin temelini oluşturuyor.
KIZILDENİZ’DE YÜKSELEN KÜRESEL KRİZ
Özellikle 2024 yazı, küresel deniz ticareti açısından son yılların en kritik dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yemen’de faaliyet gösteren Husilerin Kızıldeniz’de uluslararası ticaret gemilerine yönelik saldırıları, dünyanın en önemli ticaret güzergâhlarından birini ciddi biçimde tehdit etmeye başladı. Aslında bugün de benzer bir durum yaşanıyor, Hürmüz’de yaşananlar tüm dünyayı etkiliyor.
O dönem Husiler tarafından gerçekleştirilen füze ve insansız hava aracı saldırıları, uluslararası deniz taşımacılığını doğrudan etkiledi. Kızıldeniz üzerinden geçen ticaret rotası, özellikle Avrupa ile Asya arasındaki enerji ve mal taşımacılığı açısından hayati önem taşıyor. Ancak saldırıların artmasıyla birlikte birçok ticari gemi güvenlik riskleri nedeniyle bu rotayı kullanmaktan vazgeçti.
Bunun yerine gemiler Afrika kıtasının güneyinden dolaşan çok daha uzun ve maliyetli rotalara yönelmeye başladı. Bu durum yalnızca denizcilik sektörünü değil, küresel ticaret zincirlerini ve enerji piyasalarını da doğrudan etkiledi.
ABD ve İngiltere’nin Husi hedeflerine yönelik düzenlediği hava saldırıları başlangıçta caydırıcı bir hamle olarak değerlendirildi. Ancak ağustos ayına gelindiğinde bu operasyonların beklenen etkiyi yaratmadığı ortaya çıktı. Husi güçleri iki ticari gemiyi batırdı ve saldırılar sırasında birçok mürettebat hayatını kaybetti. Bu gelişmeler, bölgedeki güvenlik krizinin daha da derinleşmesine yol açtı.
Anadolu Ajansı’nın geçtiği habere göre, 15 Mart’ta Yemen ordusuna bağlı 5. Askeri Bölge Enformasyon Merkezi’nden yapılan açıklamada, Husilerin Hacce kentinde iftar saatinde vatandaşların bulunduğu bir noktaya roket saldırısı gerçekleştirdiği belirtildi. Saldırıda ilk belirlemelere göre aralarında çocukların da olduğu 8 kişinin yaşamını yitirdiği ve yaralılar olduğu ifade edildi.
STRATEJİYİ MASADAN DENİZE TAŞIYAN İSİM
O dönemde ABD Merkez Komutanlığı’nın ikinci en üst düzey yetkilisi olan Koramiral Brad Cooper, krizin boyutlarını yerinde görmek için alışılmadık bir karar aldı. Washington’daki komuta merkezinden operasyonları izlemek yerine doğrudan sahaya gitmeyi tercih etti.
CNN’de yer alan habere göre ABD Savunma Bakanlığı’nda Orta Doğu işlerinden sorumlu yetkililerden Dan Shapiro, Cooper’ın bu yaklaşımını liderlik tarzıyla açıklıyor. Shapiro, Cooper’ın yalnızca raporları incelemekle yetinmediğini, gemi komutanlarıyla birlikte denize açılarak operasyonları yerinde gözlemlediğini belirtti.
Yine Shapiro’ya göre Cooper’ın sahada bulunması, stratejik kararların gerçek zamanlı gelişmelerle daha güçlü bir bağ kurmasını sağladı. Bu yaklaşım aynı zamanda Cooper’ın kariyerinde sıkça görülen bir özellik olarak değerlendiriliyor: operasyonları masa başından değil sahadan yönetme anlayışı.
İRAN’A KARŞI OPERASYON PLANI
Kızıldeniz’deki krizin ardından geçen iki yıl içinde Brad Cooper’ın rolü daha da büyüdü. Amiral rütbesine yükselen Cooper, bugün ABD’nin Orta Doğu’daki askeri operasyonlarının tamamından sorumlu olan Merkez Komutanlığı’nın başında bulunuyor.
28 Şubat’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyon başlatma emrini vermesinden bir gün önce Cooper, Beyaz Saray’da düzenlenen kritik güvenlik toplantısında başkana kapsamlı bir askeri brifing verdi. Bu toplantıda İran’a karşı uygulanabilecek askeri seçenekler ve olası senaryolar masaya yatırıldı.
CNN’de yer alan haberde, Washington’daki yetkililer bu brifingi, ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü ortak operasyonların başlangıcında belirleyici bir rol olarak yorumluyor.
GERİLİM ARTTI!
Operasyonların başlamasıyla birlikte Orta Doğu’daki gerilim hızla tırmandı. İran’ın ABD askeri varlıklarına, Körfez’deki müttefik ülkelere ve ticari gemilere yönelik saldırıları çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırdı. Bu gelişmeler küresel enerji piyasalarını da sarstı. Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riski, enerji fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtı.
Çatışmaların ilk aşamalarında ABD ordusu da ağır kayıplar da verdi. Bunun yanı sıra ABD’nin İran’da bir kız okuluna düzenlediği ve 168 çocuğun öldüğü iddia edilen saldırı Washington’da siyasi tartışmalara yol açtı. ABD Kongresi’nde hem Demokrat hem Cumhuriyetçi milletvekilleri olayla ilgili soruşturma talep etti. Bu gelişmeler, Cooper’ın yürüttüğü askeri operasyonların yalnızca askeri değil aynı zamanda siyasi açıdan da yoğun bir baskı altında devam ettiğini gösteriyor.
CENTCOM KOMUTANLARININ TARİHİ SORUMLULUĞU
ABD Merkez Komutanlığı, Amerikan ordusunun en kritik komutanlıklarından biri olarak kabul ediliyor. Orta Doğu’daki askeri operasyonların yönetiminden sorumlu olan bu komutanlık, tarih boyunca ABD’nin en önemli savaşlarında belirleyici rol oynadı. Körfez Savaşı’nın komutanı Norman Schwarzkopf ve Irak ile Afganistan savaşlarının önde gelen isimlerinden David Petraeus gibi generaller de geçmişte bu görevi yürüttü.
Bugün Brad Cooper da benzer bir baskıyla karşı karşıya. Pentagon’da yıllardır hazırlanan İran’a yönelik savaş planlarının uygulanması, büyük ölçüde onun komutasındaki askeri operasyonlara bağlı. Ancak geçmişte ABD başkanları bu planları uygulamaktan çoğu zaman kaçındı. Bunun en önemli nedeni ise böyle bir operasyonun bölgesel savaş riskini artırabileceğine yönelik endişelerdi.
WASHİNGTON’DAKİ SİYASİ DENEYİMİ ŞAŞIRTIYOR
Brad Cooper’ın kariyerini diğer birçok askeri komutandan ayıran özelliklerden biri, Washington’daki siyasi mekanizmalarla kurduğu güçlü ilişkiler olarak gösteriliyor. 1989 yılında ABD Deniz Harp Okulu’ndan mezun olan Cooper, kariyerinin erken dönemlerinden itibaren yalnızca askeri operasyonlarda değil, bürokratik ve siyasi görevlerde de aktif rol aldı. Harvard ve Tufts üniversitelerinde uluslararası ilişkiler eğitimi alan Cooper, National Intelligence Üniversitesi’nde stratejik istihbarat alanında yüksek lisans yaptı.
Washington’daki görevleri arasında Beyaz Saray’da askeri danışmanlık, Savunma Bakanlığı’nda yönetici ve askeri asistanlıkla ABD Donanması’nın yasama işleri ofisinin başkanlığı yer aldı. Bu görevler Cooper’ın Kongre üyeleriyle doğrudan temas kurmasını ve Washington’daki karar alma süreçlerini yakından tanımasını sağladı.
OBAMA DÖNEMİNDEKİ BEYAZ SARAY GÖREVİ DE ŞAŞIRTICI
Barack Obama döneminde ise Beyaz Saray’da görev yapan Brad Cooper, Irak’taki Amerikan askerlerinin sayısının azaltıldığı kritik bir dönemde yönetimin askeri danışmanları arasında da yer aldı. Bu süreçte Cooper ayrıca dönemin First Lady’si Michelle Obama tarafından yürütülen ve gazilere iş ile eğitim fırsatları sağlamayı amaçlayan girişimin koordinasyonunda da görev aldı. Bu deneyim, Cooper’ın yalnızca askeri operasyonlar değil sosyal ve politik projelerde de aktif rol oynadığını gösterdi.
İSRAİL İLE DERİN ASKERİ BAĞI BULUNUYOR
Brad Cooper’ın kariyerinde öne çıkan bir diğer unsur ise İsrail ile kurduğu yakın askeri ilişki. ABD Donanması’nın Beşinci Filosu’nun komutanı olduğu dönemde Bahreyn’de görev yapan Cooper, bölgedeki deniz operasyonlarının yönetiminde kritik bir rol üstlendi.
Bu dönemde ABD ile İsrail donanmaları arasında tarihte görülmemiş düzeyde bir iş birliği kuruldu. İsrail donanmasına bir Amerikan irtibat subayı atanırken Bahreyn’deki ABD deniz üssüne de bir İsrailli subay yerleştirildi.
Ayrıca Cooper bölgedeki donanmalar arasında düzenli toplantılar organize ederek bir deniz gözetim ağı kurulmasına öncülük etti. CNN’in aktardığına göre İsrailli askeri yetkililer, Cooper’ın bölgedeki görev süresi boyunca İsrail ordusundaki birçok üst düzey komutanla kişisel ilişkiler kurması, bugün yürütülen ortak operasyonların koordinasyonunu büyük ölçüde kolaylaştırdığını savunuyor.
TRUMP’IN DAMADIYLA İRAN İLE YÜRÜTÜLEN DOLAYLI DİPLOMATİK GÖRÜŞMELERİNE KATILDI
Cooper’ın rolü yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı kalmadı. Geçtiğimiz ay ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve ABD’nin Orta Doğu özel temsilcisi Steve Witkoff ile birlikte Umman’da İran ile yürütülen dolaylı diplomatik görüşmelere katıldı.
Bir askeri komutanın diplomatik görüşmelerde bu kadar aktif rol alması oldukça nadir görülen bir durum olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin ardından Kushner ve Witkoff, Cooper’ın daveti üzerine ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.
ŞİMDİ SAVAŞIN TAM MERKEZİNDE AMA SONUÇ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Bugün ise genel olarak Brad Cooper, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların merkezinde bulunuyor. Ancak savaşın nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini koruyor. Orta Doğu’daki askeri dengeler hızla değişirken Cooper’ın görevi, siyasi bir karar alınana kadar operasyonların askeri açıdan sürdürülebilir olmasını sağlamak. Uzmanlara göre bu görev, modern ABD askeri tarihinde bir komutanın üstlenebileceği en karmaşık sorumluluklardan biri olarak görülüyor.
CNN’in “The admiral navigating the battlefield — and the politics of Trump’s Iran war” başlıklı haberinden derlenmiştir.
Hürriyet
The post ABD’nin İran planındaki gizli ismi! Bugüne kadar neler yaptı? Sıradaki hamlesi ne? first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

