- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 922
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 37
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
Yapay zekâ üretimi şarkıların listelerde üst sıralara çıktığı, yapay zekâyla yaratılmış müzisyenlerin bol sıfırlı plak anlaşmalarına imza attığı bir yılı geride bıraktık. Tabii bu başarı hikâyelerinin gölgesinde telif hakları ihlalleri, dolandırıcılık iddialarıyla da daha sık karşılaşır olduk. Örneğin İngiltere’de listelere giren dans ikilisi Haven’ın ‘I Ran’ parçası yapay zekâyla manipüle edilmiş vokaller içeriyordu. Sonra vokalin bir başka şarkıcının sesini çok fazla taklit ettiği öne sürüldü ve şarkının bu versiyonu müzik platformlarından kaldırıldı. Haven kendini “Yeni araçlar, teknikler kullanmaktan keyif alıyoruz” diyerek savundu.
Udio ve Suno gibi düşük maliyetli yapay zekâ müzik üreticileri sayesinde milyonlarca yapay zekâ şarkı, müzik dinleme platformlarına yüklendi, yüklenmeye de devam ediyor. Spotify eylül ayında sahte sanatçılar aracılığıyla telif ödemelerinden kazanç elde etme girişimleri nedeniyle 75 milyondan fazla parçayı kaldırdığını duyurdu. Bir başka müzik dinleme şirketi Deezer’sa aynı dönemde yaptığı açıklamada platforma günde 30 binden fazla yapay zekâyla üretilmiş şarkı yüklendiğini belirtti (Bu sayı kasım ayında 50 bine çıkmıştı). Platform yapay zekâyla oluşturulmuş parçaların dinlenme oranlarının yüzde 70’inin sahte olduğunu tespit ederek bu dinlemeleri telif ödemelerinden hariç tuttu.
Ekosisteme sokulan kalitesiz içeriklerin katlanarak artması, bot hesaplarla yükselen sahte dinlenme sayıları, yapay zekâyla manipüle edilen sesler ve böyle bir ortamda hayatta kalma savaşı veren ‘gerçek’ müzisyenler… Her ne kadar plak şirketleri, müzik dinleme platformları tarafından bunları önlemeye yönelik adımlar atılsa da görünen o ki; yapay zekânın müzik sektörünün gidişatını altüst etme potansiyeli bu yıl da önemli bir başlık olmaya devam edecek. Billboard dergisinin bu yıla ilişkin müzik öngörüleri de bunu doğruluyor.
DİNLEYİCİ ŞAŞKIN
Konuya dinleyici açısından baktığımızdaysa ortaya çıkan tabloyu Deezer’ın kısa bir süre önce IPSOS şirketiyle ortak gerçekleştirdiği anket üzerinden yorumlamak mümkün. Yapay zekâyla üretilen müziğe yönelik algı ve tutumlara ilişkin yapılan dünyadaki ilk anket bu. 8 ülkeden 9 bin kişinin katıldığı anketin sonuçları çok çarpıcı: Ankete göre dinleyicilerin yüzde 97’si kör dinleme testinde (dinlemeleri için kendilerine ikisi yapay zekâyla üretilmiş üç şarkı verilmiş) insan yapımı ve yapay zekâ yapımı şarkılar arasındaki farkı ayırt edemedi. Katılımcıların yüzde 71’i çıkan bu sonuca şaşırdı ve yüzde 52’si farkı anlayamamaktan dolayı rahatsızlık duydu. Yine ankete göre dinleyicilerin yüzde 80’i yapay zekâyla üretilen müziklerin açıkça etiketlenmesini istedi. Yüzde 73’ü de müzik platformlarının önerilerinin yapay parçalar içerip içermediği konusunda şeffaflık talep etti.
Yapay zekâ ve müzik konusundaki belirsizlik daha net düzenlemeler ve önlemler alınmadıkça devam edecek gibi görünüyor.
Peki, gelecekte bizi ne bekliyor? Yapay zekâ üzerine de çalışmaları olan Tooken.io şirketinin kurucusu Orkun Bulut yapay zekânın, teknolojinin ana unsur olduğu müzik gibi sektörlerde yıkıcı etkisinin hissedileceğini uzun zamandır öngördüklerini söylüyor: “Unutulmamalı ki machine learn (makine öğrenimi), özellikle de LLM (büyük dil modeli) sistemler insanlığın ürettiği eserlerden öğrenip yeniden kendine öğretecek bir programlama yapıyor. Bu durum yaygınlaştıkça insanlar eser üretmeyecek ve sistem kendini tekrar eden bir döngüye girecektir. Ve bu ortamda nasıl fabrika halı herkesin evine girse de hâlâ el dokuması olanlar paha biçilmezse müzikte de yapay zekâ ve el yapımı olarak bir ayrılığa gidilecek.”
YASA TEKLİFİ TBMM’DE
Yapay zekâ ve müzik alanındaki telif, hak ihlalleri tartışmalarının hukuki yönünü avukat Batuhan Serdaroğlu anlattı.
◊ Türk fikri mülkiyet hukuku doktrininde koruma, temelini ‘insanın yaratıcı fikri emeği’ ilkesinden almakta.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca bir fikri ürünün eser olarak nitelendirilebilmesi için eser sahibinin hususiyetini taşıması, yani kişisel ve yaratıcı bir fikri katkının ürünü olması şarttır. Bu çerçevede, yapay zekâ sistemleri otonom veya yarı otonom süreçlerle içerik üretseler dahi, mevcut hukuk düzeni bakımından ‘eser sahibi’ sıfatına sahip birer süje (özne) olarak kabul edilmemektedir.
◊ Yapay zekâ teknolojilerinin bir sanatçının sesini taklit etmesiyse çokkatmanlı hukuki ihlallere yol açmakta. Nitekim FSEK’nin 80’inci maddesi kapsamında icracı sanatçıların sesleri üzerindeki bağlantılı haklar açıkça korunmakta; Türk Medeni Kanunu uyarınca ses, bireyin vazgeçilmez ve devredilmez kişilik hakkı unsurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, özellikle kamuoyunca tanınmış kişilerin seslerinin rıza ve lisans olmaksızın ticari amaçlarla yapay zekâ yoluyla çoğaltılması veya taklit edilmesi; bağlantılı hak ihlali yanında kişilik hakkı ihlali, haksız rekabet ve tüketicinin yanıltılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir.
◊ Bu dönüşümün küresel ölçekteki yansımalarına bakarsak, 2024 yılında Universal Music Group, Sony Music ve Warner Music gibi büyük plak şirketlerinin, Suno ve Udio gibi platformlara karşı açtıkları davaların 2025 itibariyle lisanslama anlaşmalarıyla sonuçlanması, sektörde izinsiz kullanımdan meşru ve sözleşmeye dayalı lisanslama modeline geçildiğini ortaya koyuyor.
◊ Türkiye’de 11 Aralık 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi, yapay zekâ kaynaklı hak ihlallerini idari denetim mekanizmalarıyla ele almayı; dijital platformlara şeffaflık, içerik tanıma ve gelir paylaşımı gibi yeni yükümlülükler getirmeyi amaçlamakta olup, FSEK’nin yapay zekâ temelli üretimler karşısındaki yetersizliklerini gidermeye yönelik dengeleyici ve lisanslama odaklı pragmatik bir düzenleme arayışını yansıtmakta. Bu yaklaşım, Türk telif hukukunun insan merkezli yapısının dijital çağda da korunması gerektiğini gösteriyor.
ANKET BİZE NELER SÖYLÜYOR?
Deezer ve IPSOS ortak anketinin bazı çarpıcı sonuçları şöyle:
%51’i yapay zekânın önümüzdeki 10 yıl içinde müzik üretiminde önemli bir rol oynayacağına inanıyor.
Müzik dinleme platformlarını kullananların yüzde 66’sı sırf meraktan dolayı en az bir kez yüzde 100 yapay zekâ tarafından üretilmiş bir müziği dinleyeceğini söylüyor.
Yüzde 64’ü yapay zekânın müzik üretiminde yaratıcılığın kaybına yol açabileceğine inanıyor.
%52’si tamamı yapay zekâ tarafından üretilen şarkıların insan yapımı şarkılarla birlikte ana listelerde olmaması gerektiğini düşünüyor.
%65’i müzik oluşturmak için kullanılan yapay zekâ modellerini eğitmek amacıyla telif hakkıyla korunan malzemelerin kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini söylüyor.
%70’i tamamen yapay zekâ tarafından üretilen müziğin müzisyenlerin geçim kaynaklarını tehdit ettiğine inanıyor.
Hürriyet
The post Yapay zekâ müzik nereye koşuyor? first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

