- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 17,034
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 37
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
Orta Doğu’da artan insansız hava aracı ve füze saldırıları, askeri savunma teknolojilerinde yeni arayışları hızlandırdı. Özellikle İran’ın bölgedeki petrol rafinerileri ile ABD askeri üslerini hedef alan insansız hava araçları ve füze saldırıları, savunma sistemlerinin maliyet ve etkinlik açısından yeniden değerlendirilmesine neden oldu.
New York Times’a konuşan uzmanlara göre, bu noktada yüksek enerjili lazer silahları, geleceğin hava savunma teknolojisi olarak öne çıkıyor. Geleneksel füze savunma sistemlerine kıyasla çok daha düşük maliyetli olabileceği belirtilen lazer sistemleri, dronları ve bazı füze türlerini hedef alarak kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor.
PATRİOT ÖNLEYİCİ FÜZELERİNİN MALİYETİ 3 MİLYON DOLARIN ÜZERİNDE
ABD’de yapılan hesaplamalara göre bir lazer atışının maliyeti yaklaşık 3,50 dolar civarında. Buna karşılık bir insansız hava aracını vurmak için kullanılan Patriot önleyici füzelerinin maliyeti ise 3 milyon doların üzerinde olabiliyor. Bu büyük maliyet farkı, askeri stratejistlerin lazer teknolojisine olan ilgisini hızla artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump da kısa süre önce gazetecilere yaptığı açıklamada, lazer silahlarının yakın gelecekte Patriot sistemlerinin görevini çok daha düşük maliyetle yerine getirebileceğini söyledi.
Trump, “Artık sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz. Çok yakında devreye girecek; kelimenin tam anlamıyla lazerler, Patriot sistemlerinin ve diğer sistemlerin yaptığı işi çok daha düşük maliyetle yapacak” ifadelerini kullandı.
‘ÖNEMLİ AVANTAJLAR SUNUYOR’
Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ, lazer silah teknolojilerinin dünyada giderek daha fazla ülkenin gündemine girdiğini belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Başbuğ, özellikle savunma alanında yeni nesil teknolojilerin ön plana çıktığını ifade ederek, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok ülkenin lazer silah sistemleri üzerinde yoğun şekilde çalıştığını söyledi. Türkiye’nin de bu alanda çeşitli projeler geliştirdiğini vurgulayan Başbuğ, ilk aşamada lazer teknolojisinin hava savunma sistemleri için planlandığını dile getirdi.
Lazer sistemlerinin özellikle insansız hava araçları ve çeşitli hava platformlarına karşı kullanılmasının hedeflendiğini belirten Başbuğ, bu alandaki çalışmaların henüz deneme ve geliştirme aşamasında olduğuna dikkat çekti. Uzman isim, “ABD, İsrail ve Çin bu konuda somut adımlar attı ve çeşitli testler gerçekleştiriyor. Türkiye’de de Roketsan ve ASELSAN gibi savunma sanayi kuruluşları bu alanda projeler geliştiriyor” dedi.
Söz konusu sistemlerin henüz tamamen olgunlaşmış bir teknoloji olmadığını da belirten Başbuğ, maliyet açısından lazer silahlarının önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.
LAZER SİLAHLARI NASIL ÇALIŞIYOR?
Yüksek enerjili lazer silahları, hedefe yoğunlaştırılmış ışık huzmesi göndererek çalışıyor. Bu sistemler, hedef alınan insansız hava aracının belirli bir noktasına yoğun enerji aktararak bileşenlerin aşırı ısınmasına ve yanmasına neden oluyor.
New York Times’a konuşan Yönlendirilmiş Enerji Profesyonelleri Derneği Genel Müdürü David Stoudt’a göre lazer sistemlerinin çalışma prensibi oldukça basit bir fiziksel temele dayanıyor. Stoudt, bu teknolojiyi şu sözlerle açıklıyor: “Yüksek enerjili lazerler, ışık huzmesini bir dronun zayıf noktalarına yoğunlaştırarak bileşenlerini uzaktan bir kaynak makinesi gibi yakar.”
Bu teknoloji, büyüteç yardımıyla güneş ışığını bir noktaya odaklayarak ateş yakma prensibine benzetiliyor. Ancak bu yöntemin etkili olabilmesi için lazer ışınının hedef üzerinde belirli bir süre sabit kalması gerekiyor.
Uzmanlara göre lazer sistemlerinin bir dronu etkisiz hale getirebilmesi için yaklaşık üç saniye veya daha uzun süre hedefe kilitlenmesi gerekebiliyor. Bu durum özellikle kötü hava koşullarında veya aynı anda çok sayıda insansız hava aracının saldırdığı durumlarda sistemin etkinliğini azaltabiliyor.
Askeri teknoloji üzerine yayınlanan ‘Laser Wars’ (Lazer Savaşları) bülteninin yazarı Jared Keller, lazer silahları hakkında kamuoyunda oluşan bazı yanlış algılara dikkat çekiyor. Keller, popüler bilim kurgu eserlerinde görülen anlık lazer imha sahnelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek şunları söylüyor:
“Bu teknoloji, hedefin anında yok olduğu bilim kurgu sahneleri gibi değil. Lazerler sihir değildir ve her zaman fizik kurallarıyla mücadele eder.”
LAZER SİSTEMLERİNİN AVANTAJLARI NELER?
Yüksek enerjili lazer sistemlerinin en büyük avantajı maliyet ve hız olarak görülüyor.
Bu sistemler:
Işık hızında hedefe ulaşabiliyor
Mühimmat taşımaya ihtiyaç duymuyor
Atış başına maliyet son derece düşük
Küçük hedeflere karşı oldukça etkili olabiliyor
Geleneksel füze savunma sistemlerinde her hedef için yeni bir füze kullanılması gerekirken lazer sistemleri teorik olarak sınırsız atış kapasitesine sahip. Bu özellik, drone sürülerine karşı savunmada önemli bir avantaj sağlayabilir.
Son yıllarda birçok ülke, düşük maliyetli yüzlerce insansız hava aracından oluşan saldırı taktikleri geliştirmeye başladı. Bu tür saldırılar, pahalı füze sistemlerini ekonomik açıdan zorlayabiliyor.
‘İLERLEYEN DÖNEMDE DAHA AKTİF KULLANILACAK’
Coşkun Başbuğ da lazer silah sistemlerinin maliyet ve kullanım açısından önemli avantajlar sunduğunu belirterek bu teknolojinin özellikle yeni nesil tehditlere karşı geliştirildiğini söyledi.
Başbuğ, mühimmat gerektirmemesi nedeniyle maliyetinin oldukça düşük olduğuna dikkat çekerken, sistemlerin elektronik harp alanında da kullanılabildiğini ifade etti. Mini ve mikro İHA’ların giderek yaygınlaştığını ve birçok ülkenin bu alanda çalışmalar yürüttüğünü belirten Başbuğ, lazer teknolojisinin bu tür hedeflere karşı etkili bir çözüm olarak öne çıktığını dile getirdi. Ayrıca küçük çaplı füze saldırılarına karşı da lazer silahlarının ilerleyen dönemde daha aktif kullanılabileceğini vurguladı.
HER DURUMDA ÇÖZÜM DEĞİL
Uzmanlar lazer silahlarının güçlü bir teknoloji olmasına rağmen her koşulda etkili olmadığını vurguluyor. Bu sistemlerin en büyük zayıflığı hava koşullarına karşı hassas olmaları.
Özellikle şu faktörler lazer performansını ciddi şekilde etkileyebiliyor:
Nem
Sis
Bulutlar
Deniz tuzu
Kum ve toz
Nemli hava lazer ışınının kırılmasına ve yön değiştirmesine neden olabiliyor. Sisli veya yoğun bulutlu havalarda ise lazer ışınının hedefe ulaşması zorlaşabiliyor. Ayrıca deniz ortamında bulunan tuz ve kum parçacıkları, lazer sistemlerinin hassas optik bileşenlerine zarar verebiliyor. Bu durum özellikle savaş gemilerine yerleştirilen lazer sistemlerinin bakımını zorlaştırıyor.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Center for a New American Security tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2024 yılında Irak’taki ABD üslerini insansız hava aracı saldırılarından korumak amacıyla 50 kilovat gücünde dört lazer sistemi konuşlandırıldı. Ancak raporda askerlerin bu sistemleri “zahmetli ve etkisiz” olarak değerlendirdiği belirtildi.
LAZER TEKNOLOJİSİ NE KADAR GÜÇLÜ?
Lazer silahlarının gücü genellikle kilovat cinsinden ölçülüyor. Örneğin 100 kilovat gücündeki bir lazer, ortalama bir otomobil motorunun beygir gücünün yaklaşık yarısına denk geliyor. Ancak bu enerji çok dar bir ışın halinde yoğunlaştırıldığında son derece yıkıcı bir etkiye sahip olabiliyor.
New York Times’ta yer alan haberde lazer üreticisi ‘nLight’ şirketinin CEO’su Scott Keeney, lazer teknolojisinin önemli ilerlemeler kaydettiğini ancak beklentilerin gerçekçi olması gerektiğini söylüyor. Keeney’ye göre lazer sistemleri giderek daha fazla askeri uygulamada kullanılacak ancak tüm savunma problemlerini çözmeyecek. “Lazerler kullanılacak ve kullanım alanları artacak. Ancak her ortamda ve her zaman çözüm değiller” diyen Keeney, bu teknolojinin abartılmaması gerektiğini ifade ediyor.
DİĞER ÜLKELER DE LAZER SİLAHLARI GELİŞTİRİYOR
ABD lazer teknolojisinde önemli bir aktör olsa da bu alanda çalışan tek ülke değil. Birçok ülke kendi yüksek enerjili lazer sistemlerini geliştirmeye başladı. İsrail, bu alandaki en dikkat çekici projelerden birini yürütüyor. İsrailli savunma şirketi Rafael Advanced Defense Systems tarafından geliştirilen Iron Beam sistemi (Demir Işın), füze ve dronlara karşı lazer savunması sağlamayı amaçlıyor.
Ancak İsrail basınında yer alan haberlere göre şirketin aralık ayında teslim ettiği 100 kilovatlık Iron Beam sisteminin mevcut savaş koşullarında henüz kullanıma hazır olmadığı belirtiliyor. Öte yandan Avustralyalı savunma şirketi Electro Optic Systems, Güney Kore’ye 100 kilovat gücünde lazer sistemi tedarik etmek için anlaşma imzaladı.
Ukrayna ise oldukça kompakt bir lazer sistemiyle uluslararası ilgi topladı. ‘Sunray’ adı verilen bu sistemin bir otomobil bagajına sığabilecek kadar küçük olduğu belirtiliyor. Çin de lazer teknolojisi alanında önemli adımlar atıyor. Eylül ayında Çin, bir savaş gemisine monte edilmiş 180 kilovat gücünde ‘LY-1’ lazer sistemini tanıttı.
ABD’NİN GELİŞTİRDİĞİ LAZER SİSTEMLERİ NELER?
ABD ordusu da çeşitli lazer projeleri üzerinde çalışıyor. Savunma şirketi Lockheed Martin, 2018 yılında iki prototip lazer sistemi geliştirmek için 150 milyon dolarlık sözleşme aldı.
Bu çalışmalar sonucunda geliştirilen sistemlerden biri HELIOS (High Energy Laser Integrated Optical-dazzler and Surveillance) olarak biliniyor.60 kilovat gücündeki bu lazer sistemi Japonya’daki bir ABD destroyeri olan Preble gemisine konuşlandırıldı. Ancak ABD Donanması halen bu sistemin optik bileşenlerinin uzun süreli tuzlu su ve nem ortamına dayanıklılığını test ediyor.
İRAN’DA KULLANILDI MI?
Savunma analistleri, bazı medya haberlerinde Basra Körfezi’ndeki lazer sisteminin yanlışlıkla HELIOS olarak tanımlandığını belirtiyor. Özellikle Jared Keller, söz konusu sistem ODIN adlı daha düşük güçlü bir lazer. ODIN sistemi dronları imha etmek yerine güçlü ışınlarla göz kamaştırarak sensörlerini etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor.
SERİ ÜRETİM BÜYÜK BİR SORUN
Yüksek enerjili lazerlerin yaygın kullanımının önündeki en büyük engellerden biri üretim süreci. Ulusal Savunma Sanayi Birliği tarafından yayımlanan bir rapora göre bu sistemlerin üretimi için gerekli bazı kritik materyallerin tedariki oldukça zor.
Lazer sistemleri, ışık enerjisini artırmak için cam içerisine iterbiyum gibi nadir toprak metalleri eklenerek üretiliyor. Bu metallerin büyük bölümü ise Çin tarafından kontrol ediliyor. Ayrıca yüksek performanslı lazerler için gerekli yarı iletkenlerin üretiminde kullanılan galyum da büyük ölçüde Çin’de üretiliyor.
Raporda üretim kapasitesinin oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor.
Üreticilerin şu anda yalnızca az sayıda sistem üretebildiği ve teslim sürelerinin oldukça uzun olduğu ifade ediliyor.
Ayrıca üretimin artırılması durumunda şu bileşenlerde ciddi darboğazlar yaşanabileceği belirtiliyor:
Optik aynalar
Mercekler
Kırınım ızgaraları
Işın yönlendirme sistemleri
Yüksek kapasiteli piller
New York Times’ın “What to Know About the U.S. Lasers Being Used to Counter Iranian Attacks” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.
Hürriyet
The post Lazer silahı yarışı kızışıyor! İran’a karşı kullanıldı mı? Ne kadar etkili? Trump’ın açıklaması kafaları karıştırdı first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".
Okumaya devam et...

