reklam
reklam
reklam
reklam

Golü atacak forvet mi, siste mi daha değerli?

hepsigundem

Administrator
Yönetici
10
Katılım
7 Ocak 2026
Mesajlar
21,382
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
38
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.hepsigundem.com
Jonathan Wilson’un ‘Futbol Taktikleri Tarihi’ isimli kitabında geçen 4-6-0 sistemine dair anektodlar bugünlerde Vincenzo Montella üzerinden tartıştığımız ve birbirimizi ikna edemediğimiz santrforsuz oyunu açıklıyor. Tartışmaya başlamadan Montella’ya sorabilseydik keşke:

“Hocam, Roma’da hocanız Luciano Spaletti sizin sakatlanmanızdan dolayı biraz da mecburiyetten doğan bir sistem üretti. Buna göre, Francesco Totti en uca yerleşecekti ancak hiçbir zaman orada kalmayacaktı ve tüm dünya buna 4-6-0 formasyonu diyecekti. Siz de bu sistemde zaman zaman Totti’nin arkasında kaldınız. Buna rağmen bu kariyer sizin antrenörlüğünüze ilham vermiş olabilir mi?”

Alacağımız cevap belki meseleyi değerlendirme biçimimizi etkileyebilirdi.

AKILLI, HERKESTEN ÖĞRENENDiR

Roma’nın 4-6-0 oyununda temel amaç rakip stoperleri boşluğa çekerek sayısal olarak üstünlük kurmaktı. En uçtaki oyuncu orta sahaya yaklaştıkça, rakip stoperlerin takibi arkada büyük boşluklara sebebiyet verebilirdi. Yerlerini terk etmeseler, uçtaki oyuncu rahatlıkla oyun kurulumuna katılabilecekti. Bu paradoks öylesine beğenildi ki Alex Ferguson Roma’ya 7-1 yenilince, “Akıllı, herkesten öğrenendir” dedi ve o hareketli merkezi biraz farklı stille yorumlayarak dinamik bir hücum hattıyla birlikte dönüştürmesini bildi ve hem ligde hem Avrupa’da kupa kazandı. C.Ronaldo, Rooney ve Tevez’in aynı anda sahada olduğu ve sürekli yer değiştirerek oynadığı sistem o kadar üretti ki Ronaldo o sezon 42 gol atarak Ballon d’Or kazandı. Alex Ferguson o dönem ve sistem için şöyle diyecekti:

“Spalletti’nin forvetsiz oyun anlayışı, modern futbolun nereye evrileceğine dair bana büyük bir ders verdi.”

2012 iSPANYASI MÜKEMMEL ÖRNEK

Pekala, bu sistem bir şampiyona sistemi midir? Buna hayır dememizin önünde en büyük engel 2012 İspanyası’dır. Zira, Fabregas’ın en uçta değerlendirilmesi, topa daha çok sahip olmayı beraberinde getiriyor, İspanya oyunu kontrol edebiliyor ve neticede turnuvanın şampiyonu oluyordu. Dolayısıyla santrforsuz oyun başarısızdır demeden önce bir daha düşünmeli!

BU SiSTEME MiLLi TAKIMLA BAŞLAMADI

O halde meseleye salt santrforsuz oyun diye bakmamak en azından kestirip atmamak gerekiyor. Barış Alper Yılmaz, Kerem Aktürkoğlu, Kenan Yıldız ve Arda Güler’den oluşan hücum hattında biri önde, orta saha oyuncularımızdan ikisi savunmaya dönük orta saha pozisyonunda oynarken görüntüde en uçta biri yok görüntüsü verebilir ancak öndeki oyuncular fiilen forvet rolünü üstlenirler. Ve bu sistemle orta sahayı rakibe vermemenin avantjaını kullanarak daha istikrarlı oyun/skor mümkün olabilir. Montella işte uzunca bir süredir bunu deniyor.

iLK OLARAK ROMA’DA DENEDi

Montella’nın bu sistemi milli takımla başlamadı. 2011’in şubat ayında Roma’da dönemin teknik direktörü Claudio Ranieri’nin istifası üzerine geçici olarak göreve gelen Montella, takımın başında geçirdiği 16 maçlık serüvende bu 4-6-0’ı yeniden hakim kıldı. O dönem De Rossi rakip oyunu bozan top kazanan orta saha görevini üstlenirken David Pizarro orta sahaya soğukkanlılık topu yönlendirme gibi nitelikler kazandırıyordu.

iSMAiL, DE ROSSi GiBiYDi

Baktığımız zaman son oynadığımız Romanya maçında İsmail Yüksek De Rossi’lik yaparken, Hakan o dönemin Pizarro’su gibiydi ki Hakan’ın onun çok üstünde bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Tam da bu nedenle biz Orkun Kökçü’nün Romanya maçının 11’inde göremedik. Çünkü bu sistemde o bir tane bozucunun olması şart. İsmail Yüksek de bu görevi çok iyi bir biçimde gerçekleştiriyor. (Elbette benzetmeleri birebir almak yerine profil benzeşmesi üzerinden değerlendirmenizi tercih ederim).

4-4-1-1 KLASiK KARŞILAMA

Spaletti’nin 4-6-0 sisteminde top rakipteyken takım genellikle kompakt bir 4-1-4-1 veya 4-4-2 şeklini alırdı. Milli takımda ise bunun 4-4-1-1 şeklinde klasik karşılamaya döndüğünü görüyoruz. Top rakipteyken Simone Perrotta, Totti’nin yanına çıkarak ilk savunma hattını oluştururdu. Ancak bu ikilinin amacı rakip stoperleri boğmak veya hataya zorlamaktan ziyade, merkezdeki pas kanallarını kapatmak birincil hedef olarak karşımıza çıkıyor. Futbolun o günden bugüne farklılaşması ve atletizm denilen unsurun daha fazla ön plana gelmesi buna ek olara geçişlerin topa sahip olmaya tercih edilmesi gibi sebeplerden ötürü 4-4-1-1 karşılaması daha fazla tercih ediliyor. Zira bloklar arasına rakibin girmesinin sarkmasının önüne geçilmesi adına daha bütüncül bir karşılık verebiliyor.

TOPUN ROTASI VE HIZINDA iYi DEĞiLiZ

Sistemin performans kaynaklı uygulanamadığı maçlarda ya da anlarda ise sıkıntı büyük. Romanya maçında biraz bunu yaşadık sanki. Çünkü kanat oyuncularımız veya ofansif orta saha oyuncularımız boş alana o kör nokta koşularını atamadılar. Sızan oyuncunuzla rakibin düzenini ve konsantrasyonunu bozup golü boş alana attıramıyorsanız sisteminizde afallıyorsunuz demektir. Romanya maçında sıkılmamızın sebeplerinden biri olarak kabul edebiliriz bu durumu. Üstelik Montella eski hocasının aksine kanatların yerini çok değiştirmiyor, hareket darlığı da sıkıntı yaratıyor. Bir de elbette saha içinde dinamizm ve kurulacak üçgenler önemli. Topu sürekli hareket ettirebildik ancak topun rotası ve hızında iyi olduğumuz söylenemezdi. Bu nedenle oyunumuzun lezzeti eksikti. Ancak doğru işler de oldu elbette. Arda Güler derine geldi, 2 bek içerde yer aldı, Kenan ve Barış da çizgiye basınca, hücumda çoğalmak mümkün oldu. Sızıntı da gol de bu şekilde geldi.

ZiHiNSEL OLARAK ESNEMEK ZORUNDA

Ezcümle, Milli Takımımız forvetsiz oynamıyor! Boş olanı forvet yapmaya planlı bir oyun kurgusuyla sahaya çıkıyor. Montella’nın bu sistem üzerine bir kulüp antrenörü gibi verdiği emek de kıymetli. Çünkü oyuncuların birbirini tamamlaması için zamana ihtiyaç vardı. Bu nedenle istikrarlı ve az değişen oyuncu grubuyla yola devam ediyor olmalı. Yine de oyun sisteminde biraz daha esnek ve hücumda daha hareketli bir takım izletmek için zihinsel olarak da esnemeli İtalyan teknik adam. Kamuoyumuz ise şunu tartışsa daha doğru olacak:

“Golü atacak bir forvet mi, yoksa golü hazırlayan bir sistem mi daha değerli?”


Hürriyet

Okumaya devam et...
 
reklam
reklam
reklam
reklam
Geri
Üst