reklam
reklam
reklam
reklam

Crimson Desert İnceleme: “Yılın ‘En Büyük’ Oyunlarından Biri”

hepsigundem

Administrator
Yönetici
10
Katılım
7 Ocak 2026
Mesajlar
17,392
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
38
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.hepsigundem.com
crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-0-P3w5Mgdx.jpg



Yalan söylemeyeceğim, son yıllarda ardı arkası kesilmeyen açık dünya oyunlarından sonra zamanında bir oturuşta bitirdiğimiz, hikâyesinde akıp gittiğimiz o lineer oyunları gerçekten özledim. Hatta öyle zamanlar oldu ki uçsuz bucaksız açık dünya oyunlarına korkar gözle bakmaya başladım. İş ve özel hayata zor yetiştiğim günlerde bu türden oyunlara başlamaktan bile çekinir hâle geldim.

Sonra bir kırılım oldu. Red Dead Redemption 2 ve The Legend of Zelda: Breath of the Wild gibi oyunlar aslında bu uçsuz bucaksız açık dünyaların iyi şekilde doldurabildiğinde bizlere başka evrenlerin kapılarının yorucu olmayan bir şekilde açılabileceğini gösterdi. Bunu her oyun başaramadığı için bazılarında kaybolduk, bazılarına girmeye bile korktuk, bazılarında ise yüzlerce saatimizi geçirdik. İşte Crimson Desert‘ın ilk kez duyurulduğu andan beri hissettiğim de tam olarak buydu. Neredeyse her oyundan bir mekaniğe sahip gibi görünen ve daha önce Black Desert gibi bir MMO yapmış firmanın ellerinden gelecek bu oyun hangi noktada konumlanacaktı?

Haritasını komple dolaşmanız yüzlerce saat alacak

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-1-EYO43sNm.jpg


Crimson Desert’ın haritası The Elder Scrolls V: Skyrim ve Red Dead Redemption 2 gibi haritaları fazlasıyla büyük olan oyunlarla kıyaslandığında aşağı yukarı 2-3 kat daha büyük bir haritaya sahip. Pek tabii büyük harita başlı başına bir anlam ifade etmiyor. Crimson Desert bu noktada bana kalırsa az önce kıyasladığım oyunlara kıyasla yeterli kaliteli içeriğe sahip değil. Bakın, gerçekten yapabileceğiniz çok fazla şey var ama bu içeriklerin verdiği doyum, tazelik ve kalite kesinlikle saydığım oyunlar kadar üst seviyede değil. Ama bunu kesinlikle kötü olarak da algılamayın. İncelemenin ilerleyen kısımlarında bu kısmı daha detaylı ele alacağım.

Hâl böyle olunca benim gibi bu tarz oyunların haritasını temizleye temizleye ilerleyen biri bile bir noktadan sonra o ince işçiliği, o kaliteyi arıyor ve yorulmaya başlıyor. Aslında buradaki içeriklerin doygunluğunu ve hikâyelerini oyunun hikâye kısmına değinirken ele alacağım ama bu tarz oyunlarda yapmış olduğunuz şeylerin dünyaya, hikâyeye ve özellikle de o evrene etki etmesini istersiniz. Crimson Desert bu konuda ne çok iyi ne de çok kötü. Oynarken oyunun başlarda bir MMO olarak geliştirildiğini ama sonradan tek oyunculu bir oyuna evrildiğini hissediyorsunuz.

Daha iyi bir hikâye anlatımı olamaz mıydı?

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-2-cCGi5t7X.jpg


Pek çoğumuz Crimson Desert’ın mekaniklerine ve oynanışına dair videolar düşmeye başladığında oyunun hikâye konusunda iyi olup olmayacağını sorgulamıştık. Benim de oyuna başlamadan önce en çok merak ettiğim şeylerden biri buydu. Hikâyeden kısaca bahsederek başlayalım. Ana karakterimiz Kliff, Gri Yeleli yoldaşları ile bir arada olduğu bir gecede yeminli düşmanları Kara Ayılar’ın yıkıcı pususuna kurban gider. Kara Ayılar, Gri Yeleliler’in birçoğunu ya öldürür ya da kıtanın dört bir yanına savurur. Oyun bu olayın hemen ardından başlıyor ve Kliff olarak Gri Yeleli dostlarımızı Pywel kıtası boyunca arama yolculuğuna koyuluyoruz.

Hikâye anlatırken bile etkileyici değil ve oyunun ilk 10 saatinde bir kere gördüğümüz karakteri bir daha görmüyoruz. Bu noktada sık sık yan görevlerle vaktimi geçirdim -ki bu kısma birazdan değineceğim- ve bu ana hikâyeden daha da kopmama neden oldu. Aslında oyunun sinematik anlatımı ve ara sahneleri bence gayet standartların üzerinde ama hikâyede uzun bir süre ciddi anlamda vurucu ve büyük bir gizem yaşanmıyor. Spoiler vermemek için belirtemiyorum ama bir eşiği geçmenizin ardından hikâyedeki karakterler yerli yerine oturuyor ve artık nihai amacımızı daha iyi kavrayabiliyoruz. Yine de büyüklüğü ile kıyaslandığında Crimson Desert’ın rakip olarak koyabileceğimiz oyunların yanına yakışan bir hikâyeye ne yazık ki sahip olmadığını düşünüyorum.

Her türden göreve hazır olun…

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-3-WikgvHkv.jpg


Crimson Desert’ın dünyasında yapabileceğiniz gerçekten çok fazla şey var… Gerçekten çok fazla. İster pokere benzeyen ama ilginç kesimli tahtalardan oynanan kumarda takılın, ister yumruk dövüşlerinde hünerlerinizi sergileyin. Yetmedi mi? Okçuluğunuzu, mızrak hünerlerinizi, kılıç yeteneklerinizi ve en önemlisi de zekânızı gösterebileceğiniz çok fazla içerik var. Crimson Desert’ı oynarken yer yer Red Dead Redemption 2, yer yer ELDEN RING, yer yer Kingdom Come: Deliverance II oynuyormuşum gibi hissettim. Zelda’ya değinmiyorum bile. Adım attığınız her köşe başında mutlaka daha önce oynadığınız bir oyunda şahit olduğunuz bir etkinlik, yan görev veya sadece oynanış mekaniğiyle karşılaşabiliyorsunuz. Ve inanın her biri olabildiğince sorunsuz, olabildiğince kaliteli hissettiriyor.

Baskın yaptığınız bir eşkıya grubundaki rastgele bir eşkıyanın üstünden hazine haritası bulabiliyor, tıpkı Red Dead Redemption 2’de olduğu gibi hiçbir yönlendirme olmadan, tamamen görsel hafızanızla hazineyi arayabiliyorsunuz. Zelda’da olduğu gibi aşılamayacağını düşündüğünüz pek çok engeli yaratıcılığınızla aşabiliyor, ELDEN RING’de olduğu gibi oyundaki boss’larda ecel terleri dökebiliyorsunuz. Bazen sadece zamana duyarlı etkinlikler veya o an orada olduğunuz için yaşanan olaylarda da Assassin’s Creed oyunlarının esintisi var.

Şafak saatlerinde görevim için atımın üstünde şehirden yolculuğa başlarken, şehir surlarının biraz ilerisinde dilenen ve benden sadaka vermemi isteyen bir dilenciyle karşılaştım. Dilenciye sadaka vermemin ardından bana kör olduğunu, gözlerinin sadece ışığı seçebildiğini ve her gece eliyle gösterdiği dağın yamacından bir ışık süzmesinin gözlerine takıldığından bahsetti. Oraya gittiğinizde ne olduğunu söylemeyeceğim ama sadece atınızdan bir anlık inip dilenciye verdiğiniz sadaka bile oyunda karşılaşabileceğiniz şeylere dair güzel bir özet oldu diyebilirim.

Oyunun birçok ana görev ve yan görevler arasındaki ilerleme mantığı da boss’lar üzerinden gerçekleşiyor. Genel olarak büyük bölge baskınları haricinde oyunda zorlandığım bir yer hatırlamıyorum ama boss’lar en az souls oyunları kadar -hatta bazıları çok daha fazla- zorluğa sahip, bu yüzden belli başlı görevlere gitmeden önce grind yapmanız gerekiyor. Yani ya bölgedeki diğer görevleri tamamlayacaksınız ya da daha iyi ekipmanlara sahip olacaksınız.

Savaş alanında uzmanlığınızı siz seçiyorsunuz

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-4-R6G2fZc9.jpg


Oyunun en keyifli kısımlarından biri kesinlikle oynanış. Ana karakterimiz Kliff, tercihinize bağlı olarak kılıç-kalkan, tek elli kılıç, balta, yay ve benzeri birçok farklı silahı kullanabiliyor. Üstelik bunun için oyunun herhangi bir safhasında seçim yapmanıza gerek yok. Oyun bu konuda özgürlüğü tamamen size bırakıyor. Yetenek ağacından hangi oynanış stili ve yetenekler size uygun geliyorsa yeteneklerinizi o alana yoğunlaştırabilirsiniz. İster mermi hızında oklar fırlatan bir okçu olun, ister önünüze çıkanı kılıcına oturtacak bir savaşçı… Burada herhangi bir kısıtlama yok ancak yetenek açmak ve geliştirmek sandığınız kadar kolay değil.

Oyunda mühürlenmiş abis eseri adı verilen bir eşya bulunuyor. Bu eşyayı yetenek puanı olarak düşünebilirsiniz ancak elde etmesi kolay değil. Haritanın pek çok noktasına serpiştirildiği gibi, boss’ları yenerek ve bulmacaları tamamlayarak edinebiliyorsunuz ama sahip olmanız onu öylece kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. Her birinde sınırlarınızı zorlayacak bazı meydan okumalar bulunuyor. Bu meydan okumayı tamamladığınız takdirde kullanılabilir hâle geliyor. Yani oyun bu sayede sizi oynanışta da çeşitliliği denemeye itiyor çünkü bazen sırf o meydan okuma için mızrak ile 30 saniyede 30 saldırı gerçekleştirmeniz gerekiyor, bazense 5 saniyede 3 suikast… Burada yer yer beni delirten meydan okumalar olsa da mekanik olarak oyuna çok güzel yedirildiğini söylemem gerek.

Tabii ek olarak burada oyunun çok sevdiğim bir mekaniği devreye giriyor. Oyun dünyasında yer alan neredeyse her şey için bir “öğrenme” mekaniğine sahip. Bu mekaniği basitçe özetlemek gerekirse, örneğin açmak istediğiniz bir yetenek var fakat yetenek puanı olarak kulllanacağınız abis eserinin mührünü kaldıracak meydan okumayı tamamlayamıyorsunuz. Eğer bu yeteneği kullanan bir düşman veya bir NPC görürseniz, onun o yeteneği kullanışını incelediğinizde (evet, bunun için bile bir mekanik var) o yeteneği öğrenebiliyorsunuz. Bu mekanik sadece yeteneklerle sınırlı değil. Oyunun dünyasında yer alan canlılar, bitkiler, yemekler, tarifler ve aklınıza gelebilecek neredeyse her şeyde bu öğrenme mekaniği büyük rol oynuyor.

Ah şu manzaralar…

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-5-eMWW2FsO.jpg


Crimson Desert baktığınızda fotorealistik grafiklere sahip değil. Evet günümüze kıyasla iyi seviyede grafikleri var ama aynı zamanda kendine özgü bir stilizeye sahip. Asıl cevher ise grafiklerinden ziyade dünyasında. Bazen öyle manzaralara denk geliyorsunuz ki durup bir ekran görüntüsü almaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz.

Tabii iş yüz, mimik ve dudak senkronizasyonuna gelince ne yazık ki övebileceğim bir iş yok ortada ama hikâye ve karakterlerin vasat oluşu da bunda büyük etken gibi. Tahminim o ki Pearl Abyss’in öncelikleri ve yatırımlarında bu noktalar çokça aşağıdaydı ve oynarken ne yazık ki bunu hissediyorsunuz.

Optimizasyon ve Türkçe dil desteği

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-6-TXCLpY4t.jpg


Belki de biz Türk oyuncular için en önemli iki maddeden bahsetmezsek olmaz. Pearl Abyss’in Crimson Desert’te kullanmış olduğu BlackSpace Engine, bugün özellikle de grafik/optimizasyon denkleminde öve öve bitiremediğimiz Decima gibi motorların yanında uzun süre kendinden bahsettirecek cinsten. Bu denli büyük -gerçek anlamda büyük- bir oyunun, bu kadar iyi çalışıyor olması beni de hayrete düşürdü. Oyun gerçekten performans ve optimizasyon anlamında zirve diyebileceğim bir noktada. i5-12400F işlemci ve RX 6700 XT ekran kartına sahip PC’mde FSR ve Frame Generation açıkken 2K çözünürlükte 80-90 FPS civarı bir performans aldım ki bu, sahip olduğum konfigürasyonu Crimson Desert gibi bir oyun ile yan yana koyduğunuzda gerçekten iyi.

Türkçe dil desteği tarafında da beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacak bir iş çıkarılmış. Çeviri sekiz Türk çevirmen tarafından yapılmış ve şahsen oyunda geçirdiğim süre boyunca ufak tefek hatalar harici -birçoğunu bildirdik ve düzeltildi- herhangi bir çeviri hatasıyla karşılaşmadım. Özellikle de böylesine büyük ve yüzlerce saat geçireceğiniz bir oyunun Türkçe dil desteği ile gelmesi gerçekten büyük nimet.

Sonuç: Crimson Desert bu yılın en iddialı oyunlarından biri

crimson-desert-inceleme-yilin-en-buyuk-oyunlarindan-biri-7-bQ9HU14i.jpg


Aslında incelemede değinemediğimiz -spoiler ve NDA gereği- noktaların dışında anlatmak isteyip de anlatamadığım pek çok detay var ama şu ana kadar okuduysanız, oyunu oynayıp oynamama konusunda karar vermenize yetecek düzeyde bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum.

Yine de çoğu gece sizleri uykusuz bırakacak, “haritanın biraz da burasını temizleyeyim” diyerek yüzlerce saatinizi geçireceğinizi düşündüğüm Crimson Desert, içerisinde bu kadar fazla mekaniği bu kadar iyi barındırmasından ötürü mutlaka deneyim etmeniz gerektiğini düşündüğüm bir yapım olmuş. Özetle denenmemişi denemiyor ama denenenleri çok güzel bir tarifle bir araya getiriyor.

Başka incelemelerde görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.


Kaynak : Webtekno

The post Crimson Desert İnceleme: “Yılın ‘En Büyük’ Oyunlarından Biri” first appeared on HepsiGündem.COM " Gündem,Güncel Haberler Burada ".

Okumaya devam et...
 
reklam
reklam
reklam
reklam
Geri
Üst