- Katılım
- 7 Ocak 2026
- Mesajlar
- 21,352
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
- Yaş
- 38
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.hepsigundem.com
İşten eve geliyorum. Evimle durak arasındaki mesafe 250 metre. Haftada üç gün gidiyorum genelde işe ve en az birinde bunlar oluyor…
Üç şeritli bir cadde burası. Şoförlerimizin rahatlıkla buradan geçmesi lazım ama olmuyor. Çünkü dikine park ediyorlar. Hem yol hem kaldırım araç sahipleri tarafından işgal ediliyor. Adil davranmışlar, sadece yolu değil, biraz da kaldırımı işgal etmişler sağ olsunlar. Azdan az, çoktan çok gider demişler, geniş olan yoldan daha fazla almış sevgili şoförlerimiz. Bu durumda dikine park yapan araçların arkasından, yani bir nevi yolun ortasından yürüyorum. Yolun diğer kaldırım kenarına da paralel park yapılıyor. Haliyle kalan yerden de iki araba yan yana geçmekte zorlanıyor.
Bir de o araya ben girince ortalık karışıyor, sonra trafik duruyor, ‘bip-bip-bip’ yapıyorlar. Ben de izahı olmayan durumdan dolayı “Haruncum yine ‘bip’lendin” diyorum ve ‘bip’lenmeye devam ediyorum. Yahu tamam da bip ne demek? Ben mi geçeyim, sen mi geçeceksin, karşıdan gelen mi geçecek? Anlamıyorum ben bip’ten. ‘Bip’çe bilmiyorum henüz ama galiba siz biliyorsunuz.
Aynısı köşe başında da yaşanıyor. Köşeye geliyorum, sağdan gelen araba bip-bip yapıyor. Yine ‘bip’lendim de ne yapayım? Durayım mı, geçeyim mi? Sahi siz karşılıklı olarak ‘bip’leşince nasıl anlaşıyorsunuz? Gözle iletişim mi kuruyorsunuz ya da dudak mı okuyorsunuz ayrı ayrı arabaların içinden acaba ya da işaret dili mi biliyorsunuz diye düşünüyorum… Uzun uzun ‘bip’lenince bazen ‘Tamam da ne yapacağım şimdi’ deyip duruyorum. En sonunda aklı başına geliyor sanırım, camı açıp ‘geç’ ya da ‘dur’ diyor. Bazen de biri gelip “Abi yolun ortasında yürüyorsun” diyor. Ben de “Sen de yolun ortasındasın şu an” diyorum, susuyor. E, sen yolun ortasında yürüyüp bunu sorgulamazsan ben ne yapayım? Aramızdaki sessizliği ben bozuyorum bir 10 saniye sonra çünkü kaldırım işgal edilmiş ki bize kaldırımda yer kalmamış. Ondan ikimiz de yolda yürüyoruz. Bir trafik kazası olsa, ben olmamam gereken yerdeyim. Trafik kanununa göre sürücü haklı ama suçlu kim? Ben miyim?
Bir de şu boyutu var; eğer böyle bir olay yaşarsam arkamdan “Zaten görmüyordu, yola çıkmış” derler ki dediler daha önce. Şöyle bir geriye gittim, yazdıklarıma ve arkadaşlarımın da paylaşımlarına baktım sosyal medya kanallarından son birkaç ay neler yazmışlar diye. Kendi yaşadıklarımızı anlatırken aslında sizi size anlatmaya çalışmışız çoğu yerde.
Sorunlarımız ortak. Yani bizim körlüğümüzle ya da diğer durumlarımızla pek alakası yok olanların. Bir ayna gibi anlatmışız olanı biteni. Bir tür günlük gibi olmuş ve genelde şikâyet trafik ve yaya yollarında yoğunlaşmış. Bir şekilde sürekli ‘bip’lenmişiz. O korna bizim için pek anlamı olamayan bir şey. Lütfen ‘bip’lemeyi, olduğumuz yeri bildirmeyi bırakın. En azından azaltarak bırakabilirsiniz. Birbirinizi de ‘bip’lemeyin bence, hiç yakışmıyor bu dil size. Çok gerekiyorsa, camı açıp Türkçe anlaşabilirsiniz. Korna dili çok gürültülü. Rahatsızlık verici bence. Herhangi bir ortamda siz olmanız gereken yerde değilseniz, biz de olmamız gereken yerde olamayız. Daha önce de söylemiştim ya; ayak sesinizin izlerini takip ediyoruz. Çok ‘bip’lerseniz ayak sesinizi duyamıyoruz. Yani önce kendiniz için doğru yer neresiyse orayı siz seçeceksiniz. Biz de sizin izinizi ve sesinizi takip edip doğru yolu bulacağız. Aynı yerde yürüyüp sonra da bizimki yanlış, sizinki doğruymuş gibi uyarıya gerek yok. Her sese iyi pazarlar.
Hürriyet
Okumaya devam et...
Üç şeritli bir cadde burası. Şoförlerimizin rahatlıkla buradan geçmesi lazım ama olmuyor. Çünkü dikine park ediyorlar. Hem yol hem kaldırım araç sahipleri tarafından işgal ediliyor. Adil davranmışlar, sadece yolu değil, biraz da kaldırımı işgal etmişler sağ olsunlar. Azdan az, çoktan çok gider demişler, geniş olan yoldan daha fazla almış sevgili şoförlerimiz. Bu durumda dikine park yapan araçların arkasından, yani bir nevi yolun ortasından yürüyorum. Yolun diğer kaldırım kenarına da paralel park yapılıyor. Haliyle kalan yerden de iki araba yan yana geçmekte zorlanıyor.
Bir de o araya ben girince ortalık karışıyor, sonra trafik duruyor, ‘bip-bip-bip’ yapıyorlar. Ben de izahı olmayan durumdan dolayı “Haruncum yine ‘bip’lendin” diyorum ve ‘bip’lenmeye devam ediyorum. Yahu tamam da bip ne demek? Ben mi geçeyim, sen mi geçeceksin, karşıdan gelen mi geçecek? Anlamıyorum ben bip’ten. ‘Bip’çe bilmiyorum henüz ama galiba siz biliyorsunuz.
Aynısı köşe başında da yaşanıyor. Köşeye geliyorum, sağdan gelen araba bip-bip yapıyor. Yine ‘bip’lendim de ne yapayım? Durayım mı, geçeyim mi? Sahi siz karşılıklı olarak ‘bip’leşince nasıl anlaşıyorsunuz? Gözle iletişim mi kuruyorsunuz ya da dudak mı okuyorsunuz ayrı ayrı arabaların içinden acaba ya da işaret dili mi biliyorsunuz diye düşünüyorum… Uzun uzun ‘bip’lenince bazen ‘Tamam da ne yapacağım şimdi’ deyip duruyorum. En sonunda aklı başına geliyor sanırım, camı açıp ‘geç’ ya da ‘dur’ diyor. Bazen de biri gelip “Abi yolun ortasında yürüyorsun” diyor. Ben de “Sen de yolun ortasındasın şu an” diyorum, susuyor. E, sen yolun ortasında yürüyüp bunu sorgulamazsan ben ne yapayım? Aramızdaki sessizliği ben bozuyorum bir 10 saniye sonra çünkü kaldırım işgal edilmiş ki bize kaldırımda yer kalmamış. Ondan ikimiz de yolda yürüyoruz. Bir trafik kazası olsa, ben olmamam gereken yerdeyim. Trafik kanununa göre sürücü haklı ama suçlu kim? Ben miyim?
Bir de şu boyutu var; eğer böyle bir olay yaşarsam arkamdan “Zaten görmüyordu, yola çıkmış” derler ki dediler daha önce. Şöyle bir geriye gittim, yazdıklarıma ve arkadaşlarımın da paylaşımlarına baktım sosyal medya kanallarından son birkaç ay neler yazmışlar diye. Kendi yaşadıklarımızı anlatırken aslında sizi size anlatmaya çalışmışız çoğu yerde.
Sorunlarımız ortak. Yani bizim körlüğümüzle ya da diğer durumlarımızla pek alakası yok olanların. Bir ayna gibi anlatmışız olanı biteni. Bir tür günlük gibi olmuş ve genelde şikâyet trafik ve yaya yollarında yoğunlaşmış. Bir şekilde sürekli ‘bip’lenmişiz. O korna bizim için pek anlamı olamayan bir şey. Lütfen ‘bip’lemeyi, olduğumuz yeri bildirmeyi bırakın. En azından azaltarak bırakabilirsiniz. Birbirinizi de ‘bip’lemeyin bence, hiç yakışmıyor bu dil size. Çok gerekiyorsa, camı açıp Türkçe anlaşabilirsiniz. Korna dili çok gürültülü. Rahatsızlık verici bence. Herhangi bir ortamda siz olmanız gereken yerde değilseniz, biz de olmamız gereken yerde olamayız. Daha önce de söylemiştim ya; ayak sesinizin izlerini takip ediyoruz. Çok ‘bip’lerseniz ayak sesinizi duyamıyoruz. Yani önce kendiniz için doğru yer neresiyse orayı siz seçeceksiniz. Biz de sizin izinizi ve sesinizi takip edip doğru yolu bulacağız. Aynı yerde yürüyüp sonra da bizimki yanlış, sizinki doğruymuş gibi uyarıya gerek yok. Her sese iyi pazarlar.
Hürriyet
Okumaya devam et...

